COVID-19 salgını olarak da bilinen Koronavirüs pandemisinin (“Koronavirüs”)  etkisi sağlığın yanısıra ekonomik düzeyde de geniş ve olumsuz  sonuçlara yol açmıştır. Bahse konu ekonomik etki kapsamında devam eden ticari anlaşmalara ilişkin tarafların yükümlülüklerini yerine getirmeleri hususu ön plana çıkmıştır. Bu bağlamda, Milletlerarası Ticaret Odası –International Chamber of Commerce- (“MTO”) tarafından 25 Mart 2020’de Mücbir Sebep ve Aşırı İfa Güçlüğü Maddeleri (“MTO Mücbir Sebep ve Aşırı İfa Güçlüğü Maddeleri 2020”) yayımlanarak, bu maddelerin 2003 versiyonu güncellenmiştir. MTO, genel olarak mücbir sebep ve aşırı ifa güçlüğü kavramına dikkat çekerek, bu kavramların ulusal hukuk sistemlerindeki tanım ve düzenlemelerin içerdiği farklılığın önüne geçilmesi amaçlanmıştır. Ulusal hukuk sistemlerindeki bu kavramlara ilişkin farklı düzenlemelerden bağımsız olarak mücbir sebep hükümlerinin müzakere edilmesine yardımcı olmak için, MTO, “Uzun Form” ve “Kısa Form” olmak üzere ulusal hükümlerdeki seçiciliğe dayanmayan mücbir sebep hükümleri oluşturmuştur. Tarafların ihtiyaçlarına bağlı olarak işbu maddeler, doğrudan MTO maddesine atıfta bulunularak kullanılabilecektir.

MTO tarafından Şubat 2003’te yayımlanan “MTO Mücbir Sebep ve Aşırı İfa Güçlüğü Maddesi 2003” hükümleri benzer nitelikte olsa da, Mücbir Sebep Maddeleri 2020 (Uzun Form) ile dokuz paragraf başlığı altında açık bir şekilde “mücbir sebep” ve “etkilenen taraf” tanımları getirilmiştir;

(i)Tanım: MTO, Mücbir sebebin temel sonucunu, “Mücbir sebebin başarılı bir şekilde ileri sürülmesinin temel sonucu engelden Etkilenen Tarafın olayın gerçekleşme tarihinden itibaren (diğer tarafa zamanında bildirimde bulunulması kaydıyla) – ve geçici bir engel durumunda söz konusu engelin ifayı önlemesi sona erinceye kadar – ifa yükümlülüğü ile sorumluluk ve zarardan kurtulmasıdır.” Olarak tanımlamış, Etkilenen Tarafın madde hükümlerinden yararlanabilmesi için aşağıda verilmiş olan koşulları ispatlaması gerektiğini belirtmiştir;

  1. söz konusu engelin kendisinin makul kontrolü dışında olduğu,
  2. söz konusu engelin sözleşmenin kurulması sırasında makul olarak öngörülemeyeceği ve
  3. Etkilenen Taraf’ın engelin etkilerinden makul olarak kaçınamayacağını veya bu etkilerin üstesinden gelemeyeceği.

 (ii) Üçüncü Kişilerin Âdem-İ İfası, (iii) Mücbir Sebep Varsayılan Olaylar, (iv & v) Bildirim ve Mücbir Sebebin Sonuçları, (vi & vii) Geçici Engel ve Zararı Azaltma Yükümlülüğü, (iix) Sözleşmenin Sona Ermesi ve (ix) Sebepsiz Zenginleşme Mücbir Sebep Maddeleri 2020’nin Uzun Form’unda belirtilen diğer paragraf başlıkları oluşturmaktadır. Koronavirüsün etkisi kendisini mücbir sebep olayı olarak kabul edilebilecek bir veba ve salgın gibi olayların listesini içeren üçüncü paragrafta göstermiştir.

MTO Mücbir Sebep Maddeleri 2020’nin Kısa Formunun yukarıda belirtilen Uzun Form’un sınırlı bir versiyonu olduğu ve her ikisi de aynı temel konuları düzenlerken, Kısa Form’un kapsamının daha sınırlı olduğu ve sadece zaruri/temel hususları kapsadığı söylenebilmektedir. Örneğin, Uzun Form, üçüncü kişilerin âdem-i ifası veya haksız zenginleşme gibi hususlara dair ilave yönlendirmeler içerirken işbu hususlar Kısa Form ‘da açıkça düzenlenmemiştir. Kısa Form ortak yaklaşım esasına dayanan bir hüküm olarak sözleşmelerine iyi hazırlanmış ve uyumlu bir standart hüküm yerleştirmek isteyen taraflar için tasarlanmıştır

Yukarıda belirttiğimiz gibi; MTO tarafından Mücbir Sebep ve Aşırı İfa Güçlüğü Maddeleri 2020 ile Aşırı İfa Güçlüğü hükmünde de düzenlemeler yapılmıştır. İşbu hükümler, sözleşmenin imzası sırasındaki mevcut koşullara kıyasen ifanın yerine getirilmesinin oldukça zorlaştığı durumlarda dezavantajlı tarafı koruma amacını taşımaktadır. Aşırı İfa Güçlüğü Maddesi ile MTO, taraflara sözleşmelere eklenebilecek standartlaştırılmış bir hüküm ortaya koymuş, bahse konu hüküm çerçevesinde sona erdirme, hâkim tarafından uyarlanma veya sona erdirilme ve hâkim tarafından sona erdirilme olmak üzere üç ayrı seçenek sunmuştur. Aşırı İfa Güçlüğü Maddesi 2020’den yararlanılabilmesi için aşağıdaki koşulların kanıtlanması gerekmektedir;

  1. sözleşmesel yükümlülüklerin sürekli ifasının, sözleşmenin kurulması sırasında makul olarak öngörmesinin beklenemeyeceği ve makul kontrolünün dışında bir olay nedeniyle aşırı ölçüde zorlaştığı ve
  2. olay veya sonuçlarından makul olarak kaçınamayacağını veya bunların üstesinden gelemeyeceği.

Taraflar, bu Maddenin ileri sürülmesi üzerine makul bir süre içerisinde, olayın sonuçlarının makul olarak üstesinden gelinmesini sağlayacak alternatif sözleşmesel koşullar üzerinde müzakere etmekle yükümlüdürler.

Aşırı ifa güçlüğüne yol açan olayın bir sonucu olarak, dezavantajlı taraf sözleşmeyi feshedebilir veya bir hâkim veya hakemden sözleşmeyi uyarlamasını veya sona erdirmesini isteyebilir veya bir hâkim veya hakemin sözleşmeyi sona erdirmesini isteyebilmektedir. Tarafların hâkimlere veya hakemlere başvurduğu her durumda, her bir tarafın ortak bir zemin bulunması için önerilerini sunması önerilmektedir.

MTO tarafından yapılan son düzenlemelerin, iş dünyasının içinde bulunduğu mevcut belirsizlik içinde iş dünyası toplumları tarafından favori bir rehber olarak kabul edileceğine inanıyoruz.

İlgili metne ulaşmak için tıklayınız.

Karaca Kacar, Kıdemli Avukat
Aslı Kınsız, Avukat
Egemen Akyol, Stajyer Avukat